6 Mart 2010 Cumartesi

SERDAR ÖZKAN'I MESSİ SANMAK

Son bir haftadır, basında çıkan Beşiktaş haberlerinin çoğunluğu Serdar Özkan'a dair. Portekiz'in iki büyük kulübü Benfica ve Porto'nun, Serdar'a talip olduğu yolunda haberler okuyoruz bu ara sıklıkla. Ancak özellikle haberlerde kullanılan ifadeler çok ilginç. Portekiz basını Serdar için, "Türkiye'nin Messi'si" diyor(muş).

Bu ifadenin, bizim basının yakıştırması olduğu o kadar belli ki... Hani insanın, Portekiz basınına sorası geliyor aksi durumda... Serdar, topu topu kaç maçta görev aldı ki zaten? Ne zaman keşfettiniz? Ne oldu da Messi'ye benzettiniz? Ben dahil, bütün Beşiktaşlılar, top yekün uyuyor muyuz? Bu çocuğun farkına varamamış mıyız senelerdir...? Uzar gider sorular, neyse.

Forza Beşiktaş forumunda, konu ile ilgili açılan başlıkta şöyle bir yorum gördüm:

"Maşallah ülkemin topraklarında Messi'den geçilmiyor. Çoğu, topu iki adım öteye itemiyor ama hepsi Messi!"

Tabii, çıkan bütün bu haberlerin ardından Mustafa Denizli duruma el koyuyor ve Serdar'ı bir köşeye çekip soruyor;

- Çıkan haberler doğru mu Serdar?
+ Doğru hocam.
- Peki öyle olsun... Ama şunu bil, seni bırakmam.

Bu diyaloğa son noktayı, Serdar manidar bir şekilde koyuyor;

"İyi de hocam, 18'e bile almıyorsun ki?"

Bu gelişmelerin ardından, dün de Serdar'ın menajeri Ekrem Örenç konuştu...

“Serdar’a sadece Portekiz değil, Almanya ve İsviçre’den de teklifler var. Biz teknik kapasitesi yüksek bir ligi tercih ediyoruz.”

...dedi sayın menajer. Serdar'ın sözleşmesi sezon sonunda bitiyor, yani, bonservisi elinde. Kalırsa ne kazanırız kestiremiyorum ama, giderse çok şey kaybetmeyeceğimizi düşünüyorum. İyi bir futbolcu Serdar, ancak bugüne kadar iyi bir profesyonel gibi davranmadı. Arda Turan'a çalım atmayı öğreten -ki bunu Arda'nın kendisi söyler- Serdar, o nefis yeteneğini bizlere pek fazla göstermedi maalesef. Yeteneğini, aklı ile birleştirip, gerçek bir yıldız olamadı. Bu saatten sonra da, Serdar'ın, Beşiktaş'a üstün hizmetler vereceğini düşünmek, hayalcilik olur.

Kalırsan ne ala, gidersen de yolun açık olsun Serdar Özkan.

5 Mart 2010 Cuma

İNDİRİMLİ BİLET ALDATMACASI

Bir erteleme, bir hafta içi maçı... Beşiktaş - İBB.


Şeref Bey'de oynanan bir önceki maçta, en ucuz biletin bedeli 75 TL... Bu maçta ise, Eski Açık 20, Yeni Açık 25, Kapalı Alt 50 ve Kapalı Üst 70 TL. olarak belirlendi.


Gs maçında, taraftarı yolunacak kaz gibi gören, Beşiktaşlının elit ya da aristokrat değil, halk olduğunu unutan, ya da unutan demeyelim, görmezden gelen yönetim kurulu, bu maç için böyle bir fiyat politikası uygulamış.


Genel kanı, Demirören'in sonuda doğru yolu bulup, bilet fiyatlarını normal seviyeye indirdiği... Şahsi fikrim, bunun hiç de böyle olmadığı. Mete Düren'in bile basından öğrendiği bu fiyatlara dair açıklaması da ilginç: "Bu rakamların sezon sonuna kadar uygulanması şu anda söz konusu değil."


Nedir amacınız?


Avrupa kupalarına veda etmişsiniz, Türkiye Kupası'ndan elenmişsiniz. Elinizde sadece lig kalmış... Hazır, takım havaya girdi derken, takımın sonsuz desteğe ihtiyacı varken, ve siz bunun sonuna kadar farkındayken, nedir bu yüksek fiyat hırsı? Bırakın insanlar maça gelebilsin. Madem şampiyonluk istiyorsunuz, şampiyonluğu getirebilecek etkenlerden biri de bu... Anlayın artık.

2 Mart 2010 Salı

BİR GİDİP BİR GELEN ŞAMPİYONLUK UMUDU

Bu yıl lig öylesine ilginç bir halde ki, her yeni hafta, kimin ne yapacağı belli değil. Sürprizlerle dolu bir lig ve şampiyonluk yarışı izliyoruz.


Basın tarafından göklere çıkarılan Fenerbahçe, tam yedi resmi maçtır, galibiyet alamıyor. Ligde gelen arka arkaya puan kayıpları, Daum'un da koltuğunu sallandırmaya başladı.


Yine basın tarafından her türlü eleştiriye maruz kalan Beşiktaş'ımız ise, bir maç eksiği ile Fenerbahçe'nin hemen arkasında puan olarak. Beşiktaş, erteleme maçı olan İBB maçını kazandığı takdirde, Fb ile kafa kafaya geliyor sıralamada.


Ve yine basın tarafından göklere çıkarılan Galatasaray ise, şu an karlı görünen ekip. Kasımpaşa maçında olası bir kazaya kurban gitmeyen Gs, az da olsa rakiplerine fark atmış durumda.


Eksikleri yüzünden istikrarsız bir görüntü çizen Kayseri, sıralamada düşüşe geçti. Son olarak kendi sahasında Beşiktaş'a kaybeden Kayseri, şampiyonluk zikrinden şimdilik vazgeçmiş durumda.


Formsuz ve istikrarsız büyüklerin arasından sıyrılıp, zirveye çıkmak için var gücü ile oynayan Bursa ise yılın sürprizi. Ertuğrul hocanın, bir orkestra şefi gibi yönettiği Bursa, zirveye çok ciddi biçimde aday oldu. Ufak tefek eksiklerine rağmen, eksiklerin yerine oynayanlar da, onları pek aratmıyor Bursa'da... Futbolcuların kendilerine güvenleri geldi ve rakip kim olursa olsun, futbolu sıkıcı hale getirecek oyun düzenine asla başvurmuyorlar, bu artıları.


Beşiktaş'ımızın fikstürü pek iç açıcı durmuyor. Buna rağmen, yeniden iyi bir hava yakalamış gibi görünüyor takım. Ancak bu sezon hiçbir takımın sağlayamadığı istikrarsızlık devreye girdiğinde, sürpriz sonuçlar çıkıyor ortaya. Bu yüzden de şampiyonluk umudu, bir görünüp, bir kayboluyor.